Münevver Karabulut’un Bahçeşehir’de öldürüldükten sonra cesedinin Etiler’deki bir çöp konteynerine atılmasına ilişkin 6 sanıkla birlikte yargılanan tutuklu sanık Cem Garipoğulu, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya gecikmeli olarak getirildi.
Category Archives for Cezaevi Suçları
Cem Garipoğlu İstanbul’da teslim oldu
Etiler’de öldürülen Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğlu, cinayetten 197 gün sonra yakalandı.
Garipoğlu, saat 00.45 itibariyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde gözlem altına alındığı kaydedildi.
Zanlının, ailesi tarafından avukatına teslim edildiği ve Bahçelievler’de polise verildiği kaydedildi.
Türkiye bu cinayetleri konuştu
Mardin katliamı, Güldünya, Satanist Cinayeti, Garih’in öldürülmesi, Rahip Santoro cinayeti, İsmail Ağa cinayeti…
3 Mart’ta Etiler’de işlenen Münevver Karabulut cinayeti, Cem Garipoğlu’nun 197 gün sonra polise teslim olması ile yeni bir aşamaya girdi.
Aylardır Türkiye gündemini meşgul eden bu cinayetin bundan sonraki aşamaları da kamuoyu tarafından yakından takip edileceğe ve tartışılacağa benziyor.
Son dönemde başka cinayetler de gündemde yer almıştı.
Brezilyalılarla akraba olabilir miyiz?
2 ARALIK 1999 - PERŞEMBE
Dünyada bize benzeyen ülkelerle karşılaşmak her zaman keyifli olmuştur. Evet, görünürde bir akrabalığımız yok -Kızılderililer gibi onların da Türk olduğunu iddia edemeyiz ya - ama Brezilyalılar da bize benziyor. Kriminal vakalar bile, orada “komik” olabiliyor.
Brezilya’da bir cezaevini basan silahlı kişiler, çoğunluğu uyuşturucu kaçakçısı, katil ve banka hırsızı olan 142 kişiyi cezaevinden kaçırıyor. Baskıncıların asıl amacının Germano Expedito Oliveira adlı uyuşturucu kaçakçısıyla üç banka hırsızını kurtarmak olduğu sonradan anlaşılıyor; diğerleri karambolden yararlanmış.
İşte ayrıntılar…
NE OLDU; NEREDE OLDU?: Resmi yetkililerin açıklamasına göre Brezilya’nın Sao Paulo kentinin kuzeyindeki ceza ve tutukevini 29 Aralık günü basan 15 kişi, hücrelerdeki 142 kişiyi serbest bıraktı.
ASIL AMAÇLARI NEYDİ?: Yetkililer, tabanca, tüfek ve otomatik silahlara sahip saldırganların esas amaçlarının, Germano Expedito Oliveira adlı uyuşturucu kaçakçısıyla üç banka hırsızını kurtarmak olduğunun anlaşıldığını belirttiler.
SONUÇ OLARAK: Silahlı kişilerin baskınından sonra güvenlik güçlerince başlatılan operasyonlarda 76 kaçak mahkumun yakalandığı kaydedildi.
Nihayet küçük koğuş sistemi
24 KASIM 1999 - ÇARŞAMBA
Adalet Bakanlığı nihayet E tipi 15 cezaevini F tipine dönüştürmek için yarın ihale açıyor. İhale sonrası F tipine dönüştürülecek cezaevlerinde küçük koğuş sistemi bulunacak ve koğuşlar elektronik cihazlarla izlenecek.
Ankara cezaevinde isyan
Tünel kazdıkları ihbar edildi. Jandarma gece 03:00′te arama yapmak istedi. Terör suçluları barikat kurup direndi. Mahkumlarla jandarma arasında 4 saat süren bir çatışma yaşandı. 11 mahkûm öldü, 6’sı asker 26 kişi de yaralandı.
OLAY TARİHİ: 26 Eylül 1999 - Pazar / Saat: 03:00
OLAY NASIL BAŞLADI?: Bazı mahkûmların tünel kazarak firar edecekleri ihbarını alan jandarma sabaha karşı koğuşlarda arama yapmak istedi. Ancak siyasi suçlular koğuşlarına çekilerek, hem havalandırma kapılarına hem de koğuş kapılarına barikat kurdu. Mahkûmlar, içeri girmek için barikatları kaldıran cezaevi personeli ile güvenlik güçlerine karşı 4 adet tabanca, molotofkokteyli ve tüplerin ağzına hortum bağlayıp lav silahı gibi kullanarak saldırdı.
ÖNCE ASKER VURULDU: DHKP-C, MLKP ve TİKKO militanları, barikatı yarıp koğuşa ilk giren jandarma astsubay ve uzman çavuşlara kurşun sıkmaya başladı. İlk kurşun bir astsubayın karnından girip sırtından çıktı. İkinci ve üçüncü kurşun, başka bir astsubayın kasıklarına isabet etti. Daha sonraki kurşunlar ise üç uzman çavuşa isabet etti. Operasyonu yöneten Jandarma Binbaşı, yaralı jandarma astsubay ve uzman çavuşları çıkarmaya çalışırken, militanların kurşun yağmuruyla yüz yüze kaldı. İşte bu sırada Jandarma Binbaşı da başından yaralandı. Şans eseri, binbaşının başına isabet eden kurşun, ölümcül yara açmadan sıyırıp geçti.
JANDARMA KARŞI ATEŞ AÇTI: Jandarmalar kendilerine silah sıkan eylemcilere ateşle karşılık verdi. Saat 11.00 civarında, güvenlik güçleri barikatı yardı ve gözyaşartıcı gaz sıkarak içeri girdi. İsyan bastırıldı. Karşılıklı çatışma sırasında, 11 tutuklu ölü, 2O tutuklu ise yaralı olarak ele geçirildi.
6 TABANCA BULUNDU: Silahlı çatışmanın bitmesiyle birlikte koğuşlarda arama yapıldı. Aramalarda biri kalem şeklinde olmak üzere 6 tabanca, çok sayıda şiş ve kesici alet ve cep telefonu ele geçirildi. Olaylara karışan 33 tutuklu ve hükümlü başka cezaevlerine götürüldü.
KENDİ ARKADAŞLARININ PARMAKLARINI KESTİLER: Cezaevinde jandarmayla silahlı çatışmaya giren yasa dışı örgüt üyelerinin çatışma sırasında kendi arkadaşlarından birinin parmaklarını kestikleri iddia edildi.
LEYLA ZANA VE PKK’LILAR İSYANA KATILMADI: Bu arada cezaevindeki isyana Leyla Zana’nın da aralarında bulunduğu PKK’lı tutuklu ve hükümlüler katılmadı. PKK koğuşlarına giren görevliler, tutuklu ve hükümlüleri cezaevinin uzak bir bölümüne nakletti.
Bayrampaşa eski savcısı basın affından yararlandı
Bayrampaşa cezaevi eski savcısı Necati Özdemir (ki artık hepimiz onu tanıyoruz) Adalet Bakanlığı’nın manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif etmekten (bu iki sözcük arka arkaya nedense takır tukur gibi okunuyor
yargılanıyordu. Bugün (2 Kasım) “Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Ceza ve Davaların Ertelenmesine Dair Kanun” uyarınca davası ertelendi.
“Beni görevden alanlar, sokağa çıktıklarında evinin yolunu bulamayan insanlardır” diyerek suç işleyen Necati Özdemir’in hikayesi bu tık’ın altında!
HABER TARİHİ: 2 Kasım 1999 - Salı
HANGİ SUÇU İŞLEDİĞİ İDDİASIYLA YARGILANIYORDU?: Bayrampaşa Cezaevi eski Savcısı Necati Özdemir, gazetelere bir açıklama yaparak “Adalet Bakanlığı ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif ettiği” gerekçesiyle 6 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle yargılanıyordu.
DAVA HANGİ MAHKEMEDE İDİ?: Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde…
SON DURUŞMADA NE OLDU?: Mahkeme heyeti, Özdemir hakkındaki davanın, 3 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4454 sayılı Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Ceza ve Davaların Ertelenmesine Dair Kanun uyarınca ertelenmesini kararlaştırdı.
NE DEMİŞTİ DE SUÇ İŞLEMİŞTİ?: Özdemir hakkındaki dava, Bayrampaşa Cezaevi Savcılığı’ndan 1997 yılında Afyon Savcılığı’na atandıktan sonra görevinden istifa ederek yaptığı basın açıklamasında, “Beni görevden alanlar, sokağa çıktıklarında evinin yolunu bulamayan insanlardır” dediği gerekçesiyle açılmıştı.
Amaç, Çakıcı’yı çizmek miydi?
OLAY TARİHİ: 20 Eylül 1999 - Pazartesi
NE OLDU?: Bayrampaşa Cezaevi’nde, Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel’e Rizeli Hakan Çillioğlu tarafından ateş açılması sonucu ortalık savaş alanına döndü. Çıkan çatışmada 7 kişi öldü.
NASIL OLDU?: Gece geç saatlerde Başsavcı Çitici imzasıyla yapılan yazılı açıklamaya göre olay şöyle gelişti:
Adam öldürme, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçlarından tutuklu olan Hakan Çillioğlu ile daha önce aynı koğuşta bulunurken bilinmeyen bir nedenle kavga ettiği Kenan Ali Gürsel’in arası açıldı. Bu olaydan sonra Çillioğlu ve iki adamı başka koğuşa alındı. Kenan Ali Gürsel dün dilekçe ile başvurarak cezaevi müdürü ile görüşmek istedi. Gürsel görüşmeden çıkarken, kafasını duvara vurarak yaraladığı için revire götürülen Hakan Çillioğlu ile koridorda karşılaştı. Silahını çeken Çillioğlu, Kenan Ali Gürsel’e 3 el ateş ederek vurdu. Bu olayı duyan iki tarafın adamları koridorun sonundaki kapı altına gelip burada silahlarını çekerek çatışmaya başladı. Çatışma sonunda Ferdi Heybet, Hüseyin Çalışkan, Hasan Taşkın, Bilal Coşkun, Murat Özlü, Eser Yalçın Özşahin ve Kenan Ali Gürsel öldü.
SİLAHLAR NASIL CEZAEVİNE GİRDİ?: Eyüp Cumhuriyet Savcılığı bu konuyla ilgili soruşturma başlattı. Henüz bilgi yok…
ÖLDÜRÜLEN KENAN GÜRSEL KİMDİR?: Kenan Ali Gürsel, Nurullah Tevfik Ağansoy’un öldürülmesi, Borsacı Adil Öngen, Alaattin Çakıcı’nın yeğeni Savaş Çakıcı’nın öldürülmesine teşebbüs, Tansu Çiller’in eski komşusu Mehmet Üstünkaya’ya yönelik suikast girişimi için oluşturulan çetelere üye olduğu iddiasıyla hem İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde hem DGM’de yargılanıyordu. Ağansoy’un öldürülmesi olayından hakkında idam cezası istenen Gürsel’in Alaattin Çakıcı’dan aldığı talimatları yine Çakıcı’nın adamlarına ilettiği öne sürülüyor. İstanbul DGM’de ‘Cürüm işlemek için çete oluşturmak’ suçundan yargılanan Gürsel’in 4 yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılması isteniyordu.
ÖLDÜREN HAKAN ÇİLLİOĞLU KİMDİR?: Hakan Çillioğlu ile adamları Sapanca-Trabzon ve İstanbul’da 2 cinayet, 9 yaralama, 3 kurşunlama ve çok sayıda çek-senet, ihaleye müdahale, haraç alma olayına karışmakla suçlanıyordu. 14 ayrı suçtan hakkında gıyabi tutuklama kararı bulunan 26 yaşındaki Hakan Çillioğlu ve adamları, 26 Mart’ta Ankara’da yakalanmıştı. Çillioğlu’nun üzerinde ise özel olarak yaptırdığı altın kaplama tabanca bulunmuştu. Sanıkların sorgulamaları sonucu, 1998 yılında Bakırköy Regata Çilli Bar’da 1 kişinin öldürülmesi 2 kişinin yaralanması, çeşitli tarihlerde 7 kişinin yaralanması olaylarını gerçekleştirdikleri tespit edildi.
Baybaşin için de haraç almışlar
Çillioğlu’nun, 1998′de Sapanca’da ölü bulunan adamı Ahmet Bayrak’ı rakip gruptan biriyle konuştuğu için öldürttüğü belirtildi. Ayrıca Çillioğlu’nun birçok olaya bizzat karıştığı ve tetik çektiği ifade edildi. Sanıkların ayrıca, uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Baybaşin ailesinden Naif Baybaşin’in isteği üzerine uyuşturucu anlaşmazlığından doğan 2.5 milyon marklık alacak tahsili de dahil birçok haraç alma, ihaleye müdahale, tehdit olayına karıştıkları bildirildi.
Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral’la yakinlik
Saral’la dedeleri kardeş olan yeğeni Adem Halim Sarıalioğlu, geçtiğimiz mart ayında yakalanmış, ancak gıyabi tutuklama kararına rağmen serbest bırakılmıştı. Adem Halim Sarıalioğlu’yla birlikte, yakın koruması Hakan Çillioğlu da yakalanmıştı. Çillioğlu hakkında, ‘‘Cürüm işlemek üzere silahlı teşekkül oluşturmak, adam öldürmek, yaralamaya azmettirmek’’ gibi 12 ayrı suçtan hakkında tutuklama kararı bulunuyordu. Adem Halim Sarıalioğlu’nun bürosuna baskın yapan polis, 1 Kalaşnikof, 1 Scorpion marka otomatik silah, 11 tabanca, 245 fişek, 1 çelik yeleğe el koydu. Hakan Çillioğlu, Ankara Emniyeti’nde verdiği 28 Mart tarihli ifadesinde, Adem Halim Sarıalioğlu’nun korumalığını yaptığını, polisin baskın sırasında ele geçirdiği silahların tümünün kendisine ait olduğunu, silahlı teşekkül kurduğunu söylemişti.
ÇİLLİOĞLU İFADESİNDE NE DEDİ?: Çakıcı’nın yeğeni Kenan Ali Gürsel’i öldüren Hakan Çillioğlu ilk ifadesinde ‘‘Kenan’la müdürün kapısının önünde karşılaştık. Bana silah çekti. Aramızda itiş-kakış oldu. Tabancayı kaptım. Hedef gözetmeden rastgele ateş ettim’’ dedi. İddiaya göre Gürsel ile Çillioğlu’nun kapışmasına neden olan olaylar şöyle gelişti: Sedat Peker Kırşehir Cezaevi’ne nakledilirken, himayesine aldığı Hakan Çillioğlu’na ‘‘Artık buranın ağası sensin’’ dediği belirtildi. Bunun üzerine Kenan Ali Gürsel ile Hakan Çillioğlu’nun arasının açıldığı ifade edildi. 10 gün önce koğuşa adamları ile birlikte giden Gürsel’in Çillioğlu’nu adamlarının yanında tokatladığı iddia edildi. İki grup arasındaki gerginliği gidermek için cezaevi müdürünün dün iki tarafı odasına çağırıp barıştırmak istediği, bu sırada çatışma başladığı öne sürüldü.